Sahâbî kime denir: Âlimlerin çoğuna göre, kadın veya erkek, çocuk veya yetişkin bir müslimân, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizi çok az da olsa, bir kerre görürse, kör olan, bir kerre konuşursa ve îmân ile vefât ederse, buna sahâbî denir.... (Devamını okuyun)
İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyorlar ki: Ehl-i sünnet i’tikâdını kısa ve öz olarak bildiriyorum. Buna göre i’tikâdı düzeltmelidir. Hak teâlâdan, yalvararak, bu i’tikâd üzere dâim olmayı istemelidir. [Herşeyin yoktan var olduğunu, bütün varlıkların yok olduğunu görüyoruz. Bu hâl sonsuzdan böyle gelmiş olamaz. Her... (Devamını okuyun)
EMÂLİ اَلْاَمَالِي 1. Der fakîr Ali Ûşî, Emâlî’nin başında, İnciler misali nazımla, tevhîd hakkında. 1- يَقُولُ اْلعَبْدُ فيِ بَدْءِ اْلاَمَالِي لِتَوْحِيدٍ بِنَظْمٍ كَالَّآ لِي 2. Mevlâmız, mahlûkların ilâhıdır, kadîmdir, Kemâl sıfatlarla Rabbimiz, muttasıftır. 2-اِلَهُ ... (Devamını okuyun)
الفقه الأكبر للإمام الأعظم أبي حنيفة رحمة اللّه تعالى عليه بسم اللّه الرحمان الرحيم FIKH-I EKBER İMÂM-I A’ZAM EBÛ HANÎFE “Rahmetüllahi Aleyh” (İslâm Akâid Esasları) “Tevhid”in aslı, “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, öldükten sonra dirilmeye, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna; hesap, mizan, cennet ve cehenneme inandım, bunların... (Devamını okuyun)
Muhammed b. Ali el-Birgivî (ö.981/1573) “Rahmetüllahi aleyh” 1. Ey talebe, bil ki; hadis ehlinin bu ilime ait ifâdelerle onların neyi kasdettiklerini anlamak isteyenlerin bilmesi gereken bazı ıstılahlar/terimler vardır. 2. Buhari şârihi muhakkik (İbn Hacer el-Askalânî) Şerhu’l-Muhaddisîn‘de bu terimlerin bir kısmına işaret edince, biz... (Devamını okuyun)
Tefsir ilminde, “Hazret-i Peygamber’in Kur’ân-ı Kerîm âyetlerinin tamamını mı, yoksa bazısını mı tefsir etmiştir?” konusu çok önemlidir. Bu husus, tefsir âlimlerince farklı şekillerde değerlendirilmiştir: Resulüllah’ın “aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm” Kur’ân-ı Kerîm’in tamamını tefsir ettiğine kâil olanların başlıca delilleri şunlardır[1]: 1. Hazret-i Peygamber’in tebyîn[2]... (Devamını okuyun)
Fert ve toplum açısından insan, yaratılışından Kur’ân- Kerîm’in gelişine kadar, gaye ve hedef itibariyle, birbirine zıd, hidayet veya sapıklık yollarından birini seçe-gelmiştir. “İnsan, bütün bir ömrünü kapsayan bu yolculuğa niçin çıktı? Nereden geliyor ve nereye gidiyor? Ölümden sonraki hayatın anlamı... (Devamını okuyun)
اَلْعَوَامِلُ بِسْمِ للَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبَ اْلعَالَمِينَ وَالصَّلَوةُ وَالسَّلاَمُ عَليَ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ اَجْمَعِينَ. وَبَعْدُ فَاعْلَمْ اَنَّهُ لاَ بُدَّ لِكُلِّ طَالِبٍ مَعْرِفَةَ الْاِعْرَابِ مِنْ مَعْرِفَةِ مِائَةِ شَئٍ. سِتُّونَ مِنْهَا تُسَمَّي عَامِلاً، وَثَلَثُونَ مِنْهَا تُسَمَّي مَعْمُولاً وَعَشَرَةٌ مِنْهَا تُسَمَّي عَمَلاً... (Devamını okuyun)
المَقْصُودُ بِسْمِ للَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الْوَهَّابِ لِلْمُؤْمِنِينَ سَبِيلَ الصَّوَابِ. وَالصَّلوَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَي نَبِيِّهِ مُحَمَّدٍ الزَّاجِرِ عَنِ الْاِذْنَابِ الْحَاثِّ عَلَي طَلَبِ الثَّوَابِ وَ عَلَي آلِهِ وَاَصْحَابِهِ خَيْرِ الْآلِ وَ خَيْرِ الْاَصْحَابِ. وَبَعْدُ فَاِنَّ الْعَرَبِيَّةَ وَ سِيلَةٌ... (Devamını okuyun)
اَلْبِناَءُ هَذَا كِتَابُ الْبِنَاءِ فىِ الصَّرْفِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمٍ الثُّلَاثِىُّ الْمُجَرَّدُ اِعْلَمْ أَنَّ اَبْوَابَ الَتّصْرِ يفِ خَمْسَةٌ وَثَلَثُونَ بَابًا. سِتَّةٌ مِنْهَا لِلثُّلَاثِىِّ الْمُجَرَّدِ: اَلْبَابُ الْاَوَّلُ اَلْبَابُ الْاَوَّلُ : فَعَلَ يَفْعُلُ. مَوْزُونُهُ : نَصَرَ يَنْصُرُ. وَ عَلَامَتُهُ : اَنْ يكُونَ عَيْنُ فِعْلِهِ... (Devamını okuyun)