İslâm İlimleri

 Page 1 of 3  1  2  3 »

Nuzhetu’n-Nazar 2

İsnâd (124-152) Merfû’ 124. İsnâd metne götüren yoldur; metin ise isnâdın nihayet bulduğu sözdür. Buna göre bir isnâd ya Rasululah’ta nihayet bulur ve onun sözlerinin ya sarîhan yahutta hukmen olmasını iktiza eder. Aynı zamanda bu isnâdla nakledilen hadîs, ya Rasûlullah’ın sözüdür; ya... (Devamını okuyun)

Nuzhetu’n-Nazar 1

Nuzhetu’n-Nazar fî Şerhi Nuhbetu’l-Fiker Ahmed ibn Alî İbn Hacer el- Askalânî (ö. 852 / 1448) Mukaddime (1-7) Rahman ve Rahim olan Allah’ın ismiyle… 1. Hamd, Alîm, Kadîr, Hayy, Kayyûm, Basîr olan Allah’adır. Tek bir Allah’tan başka ilâh olmadığına, şeriki bulunmadığına şehâdet ederim ve onu tekbir ederim. Cennet... (Devamını okuyun)

Rivâyet (naklî) ve Dirâyet Tefsirlerinin Özellikleri

1. Rivâyet Tefsiri Kur’ân-ı Kerîm’in tef­sirinde, yine Kur’ân’ın kendisinden; sünnetten; sahâbe-i ki­râmın sebeb-i nüzûl ve şer’î hüküm ifade eden haberlerinden, âhiret âlemi gibi, aklen bilinmesi imkânsız olan konulara dair kaville­rinden ve konusu itibariyle mutlaka (sünnet ve sahâbenin m e r... (Devamını okuyun)

Tâbiûn Tefsiri

Sahâbe-i kirâmın çoğu çeşitli yerleşme merkezlerine dağılarak, ora­larda, özellikle Kur’ân-ı Kerîm’in kırâat, tefsir ve hadis rivâyeti gibi konularda tedriste bulunmuş, böylece Peygamber “aleyhisselâm”dan aldıkları maddî ve manevî ilimleri; ilmî kâbiliyetleri ve kültürleri nispetinde öğrencileri olan tâbiûna nakletmişlerdir. İşte sahâbenin bu... (Devamını okuyun)

Sahâbe Tefsirinin Önemi

Kur’ân-ı Kerîm’i tefsirde en güzel metot, aslında Kur’ân’ı Kur’ân’la tefsirdir 1; ancak, bu üsûlün tatbik edilemediği yer­lerde sünnete; sünnetin bulunmadığı yerlerde sahâbe kaville­rine müracaat etmek, en isabetli yol olmaktadır. Çünkü sa­hâbe-i kirâm Resulüllah “aleyhisselâm” ile sohbet etme şerefine ererek, imânın... (Devamını okuyun)

İslam Büyükleri - 2

Hazret-i Ali (r.a.) (ö. 48/668) Hasan-ı Basrî (ö.110/728) Habîb-i ‘Acemî (ö.150/767) Dâvûd-i Tâî (ö.184/800) Ma’rûf-ı Kerhî (ö.200/815) Seriyy-i Sekatî (ö.253/867) Cüneyd-i Bağdâdî (ö.297/909) Mimşâdüddîn (ö.299/912) Muhammed Dîneverî (ö.367/977) Muhammed el-Bekrî (ö.400/1009) Kâdî Vecîhüddîn (ö.452/1060) Ömer Bekrî (ö.487/1094) Ebû Aliyy-i Rodbârî (ö.321/933) Ebû Osmân Magribî (ö.373/983) Ebu’l-Kâsım-ı Gürgânî (ö.469/1076) Ebû... (Devamını okuyun)

İslâm Büyükleri - 1

BÜYÜK ÂLİMLER (Silsile-i Aliyye) kaddesellahü esrârahüm ecma’în بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ سِلْسِلَهِ عَلِيَّه قَدَّسَ اللّهُ اَسْرَارَهُمْ اَجْمَعِين Nebî, Sıddîk ve Selmân, Kâsım, Ca’fer, Bistâmî, irfân kaynağı oldu, Ebül-Hasen Harkânî. نبي صديق و سلـمان ، قـاسـم... (Devamını okuyun)

Zikir ve Râbıta

Büyüklerin ]tasavvuf[ yol]un[da bulunanlara öğretdikleri râbıta, Tevbe sûresinin yüzyirminci âyetinin, (Hep sâdıklarla birlikde bulunun!) ve En’âm sûresinin elliikinci âyetinin, (Rablerini istiyenlerle berâber olmağa çalış!) meâllerinde emr olunan berâberlikdir ve (Allahü teâlânın sevdiklerini hâtırlamak, rahmet etmesine sebeb olur) hadîs-i şerîfine... (Devamını okuyun)

Terim Olarak Tasavvuf

Tesavvuf, kalbi sâf yapmak, temizlemek demekdir. Bu da, zikr-i ilâhî ile olur. Bütün insanların se’âdet-i ebediyyeye, ya’nî dünyâ ve âhıret iyiliklerine kavuşması, hakîkî sâhibimiz olan Allahü teâlânın ismini çok zikr etmekle hâsıl olur. Şu kadar var ki, zikri, bir Velîden... (Devamını okuyun)

Sevgide Ölçü

Hazret-i Alîyi “radıyallahü anh” sevmek, Ehl-i sünnet olmak için şarttır. Hazret-i Alîyi sevmiyen, Ehl-i sünnet değildir. Buna Hâricî denir. Hazret-i Alîyi sevmekde taşkınlık eden, sevmekte aşırı yol tutan, onu sevmek için, Resûlullahın Eshâbına sövmek lâzımdır diyen onun için Eshâb-ı kirâma... (Devamını okuyun)

 Page 1 of 3  1  2  3 »